ULUSLARARASI VETERİNER ÖĞRENCİLERİ BİRLİĞİ

International Veterinary Students Association

Archive for the ‘Hayvan Sevgisi’ Category

HAYVAN DELİSİ

Posted by arif On Ağustos - 27 - 2010 Posted under - Hayvan Sevgisi

Bu çiftçi öyle bir hayvan delisi ki…

Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bir çiftçi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerince doğada tek başına bulunan ve kendisine teslim edilen karaca yavrularını arazisinde kurduğu çiftlikte biberon ile besliyor.

İlçeye bağlı Darıca beldesi Denizköşk mahallesinde çiftçilik ve çobanlık yaparak geçimini sağlayan Yılmaz Çavuş (48), arazide özel olarak oluşturduğu 6.5 dönümlük alanda bıldırcın, güvercin, muhabbet kuşu, kaz, kanarya, hindi, ördek, sülün, horoz, tavuk, horoz, köpek, inek, keçi, tavşan gibi türlerde çok sayıda hayvan besliyor.

Arazisini adete hayvanat bahçesine dönüştüren Çavuş, çocukluktan bu yana hayvan sevgisiyle büyüdüğünü belirterek,Bu nedenle bulabildiğim kadar hayvan çeşidini arazimde besliyorum dedi.

Hayvanların bakımıyla bizzat ilgilendiğini ancak bu işin çok zor olduğunu ifade eden Çavuş, ”Bu zorluk ancak sevgisiyle bastırılabiliyor. Burada beni hayvanlara hizmet ederken görenler ‘nasıl baş ediyorsun bunlarla‘ diyor. Çektiğim zorluk hayvan sevgisinden dolayı hiç geliyor” diye konuştu.

3 YAVRU KARACA DA ONA EMANET

Hayvanlara olan düşkünlüğünü bilen Trabzon Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerinin, kendisine farklı zamanlarda çeşitli yerlerde tek başlarına bulunan 3 yavru karacayı teslim ettiğini anlatan Çavuş, şunları söyledi:

”Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünde görevli arkadaşlar hayvanlara olan düşkünlüğümü biliyor. Yörede özellikle yaz başlangıcında çok sayıda karaca bilinçsiz avcılarca yaralanıyor ya da öldürülüyor. Avcıların hedefi olan anne karacanın yavruları arazide kendi başlarına kalabiliyor. Yaralanan ya da yavru halde vatandaşlar tarafından arazide bulunan karacalar genellikle Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine teslim ediliyor, onlar da tedavilerini yapıyor.”

”HAYVANLARA OLAN SEVGİM BANA YETER”

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne ait karacaların bakılıp büyütebileceği uygun bir arazi bulunmadığını, bu nedenle 6 ay önce çiftliğine gelen yetkililerce bu hayvanlara bakıp bakamayacağının sorulduğunu aktaran Yılmaz Çavuş, teklifi hemen kabul ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

”Bir süre sonra Uzungöl, Derecik ve Akçaabat yakınlarında arazide vatandaşlar tarafından bulunan yaklaşık bir aylık 3 yavru karacayı bana getirdiler. 6 aya yakın süredir yavrulara bakıyorum. Onları biberonla besliyorum. Biraz büyüdükten sonra ot da vermeye başladım. Karaca insana alışabilen bir tür, atik ve ürkek. Onunla anlaşabilirseniz sizi çok seviyor, yalıyor. Bakımı da kolay ancak tek sıkıntı yiyecek seçmeleri. Önüne koyduğun her otu yemiyorlar. Sevdiği otları deneyerek bulduk. Söğüt yaprağı, semizotu, karaağaç, erik ve kiraz yaprağı yiyor.”

Karacalara çok alıştığını ancak onların yerinin doğa olduğunu vurgulayan Çavuş, ”Ekiplerin gözlemleri doğrultusunda, kendi başlarına doğada beslenebileceğine kanaat getirildiği zaman hayvanları doğaya bırakacağız. Ama bana bıraksalar yıllarca bakarım” dedi.

Bu işi hiçbir maddi karşılık olmaksızın yaptığını dile getiren Çavuş, ”Hayvanlara olan sevgim bana yeter” diye konuştu.

Emircan’ın Hayvan Sevgisi

Posted by arif On Ağustos - 27 - 2010 Posted under - Hayvan Sevgisi

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, ilköğretim okulu öğrencisi Emircan Güven, vatandaşları sokaktaki hayvanlara sahip çıkmaya çağırdı.

Onlar İçin Kapınızın Önünde Bir Kap Yemek, Bir Kap Su Bulundurun yazılı afişleri asan Mustafa Keskin İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Emircan Güven, belediye veterineri Avni Korkmaz’dan yardım isterken hayvanlara iyi davranılmasını istedi. Hayvan Hakları Federasyonu’nun (Haytap) en küçük üyesi olduğunu belirten Emircan Güven, evinde iki köpek beslediğini söyledi.
Yaz aylarında bir kap su bulamayan sahipsiz kedi ve köpeklerin telef olduklarını bildiren Güven, “Hazırlanan afişleri otobüslere, kahvehanelere ve büfelere asıyorum. Bu konuda belediye veterineri Avni Korkmaz’dan da yardım istedim. Belediyeden ağabeyler ve ablalar da bana yardım sözü verdiler. Hayvanlara iyi davranılmasını istiyorum. Hayvanlar için herkes kapısının önüne bir kap yemek ve bir kap su koymalı. Hayvanları sevmeyen insanları da sevmez. Pek çok arkadaşım da bana destek oluyorlar. Herkesi hayvanlara sahip çıkmaya çağırıyorum” dedi.

DİNİMİZDE HAYVANLARA BAKIŞ AÇISI

Posted by arif On Temmuz - 11 - 2010 Posted under - Güncel Haberler, Hayvan Sevgisi

Dinimizde Hayvanlara Verilen Ehemmiyet:

Dünyadaki beşerî hayatın kıvam üzere devamı, hayvanlara sıkı sıkıya bağlıdır. Gıda, libas, nakil gibi en zarûrî ihtiyaçlarımızın giderilmesinden, tezyinat ve süslenmeye varıncaya kadar tâlî ihtiyaçlarımızın bile karşılanmasında hayvana muhtacız. Hatta küçük yavrularımızın terbiyesinde hayvanların ve hayvanları temsil eden oyuncakların yeri de düşünülmeli deriz. Şu halde farklı boyutlarıyla meseleye eğilince hayvansız ne beşerî hayatın, ne de medeni hayatın düşünülemeyeceğini anlarız. Yâni onlar, hayatımızın bir parçası olmakta ve dünyayı onlarla ortaklaşa yaşamak, paylaşmak zorunda kalmaktayız.

Öyleyse insan için faydalı ve zararlı olan her şeye, fayda ve zararı nisbetinde yer veren, medar-ı bahs eden dînimiz, hayvanlar için neler getirmiştir?

Hayvanların Korunması:

Çevre sağlığına giren en mühim meselelerden biri de çevredeki tabiî dengedir. Bu dengenin ana unsurlarından biri de hayvandır. Sağlıklı bir çevre için, onun ağaçlandırılıp temiz tutulması ve sularının korunması yeterli değildir. Behemehal hayvanlar yönüyle de ele alınması, gerek ehlî ve gerekse vahşî her çeşit hayvan ve -en azından bir kısım böceklerinin- korunması gerekmektedir. Dinimiz, hem Kur’ân’ın ve hem de Peygamberimizin (aleyhissalâtü vesselâm) diliyle bu mevzuda da irşad ve ikazları çokça yapmıştır. Bunlardan bir kısmını burada sunmaya çalışacağız. Hayvan mevzûu, ziyade ehemmiyetine rağmen iyi bilinmediği için, sözü uzun tutarak bir kısım teferruata yer vermemizin hoş karşılanacağını ümîd ederiz.

1- Kur’ân’da Hayvana Verilen Yer:

Kur’ân-ı Kerîm, hayvanların da insanlar gibi birer ümmet olduklarını, Kitap’ta onları da ihmal etmediğini bildirir: “Yerde yürüyen hayvan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan hepsi, ancak sizin gibi ümmetlerdir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra ancak Rabbine toplanıp getirilirler” (En’âm 38).

Âyette, Kitap’ta ihmal edilmedikleri bildirilen hayvanlardan sinek (Hacc 73), sivrisinek (Bakara 22), örümcek (Ankebût 41), karınca (Neml 18), arı (Nahl 68), kurt (Yûsuf 13, 14, 17), eşek (Cum’a 5, Bakara 259, Nahl 8.), katır (Nahl 8.), at (Âl-i İmrân 14, Enfâl 60, Nahl 8.), öküz ve inek (Bakara 67-71, En’âm 144, 146, Yûsuf 43, 46), deve (En’âm 144, Gâşiye 17), koyun (En’âm 146, Enbiyâ 78, Tâhâ 18), yılan (Tâhâ 20, A’râf 107 vs.) domuz (Bakara 173, Mâide 60 vs.), maymun (Bakara 65, Mâide 60), köpek (A’râf 176, Kehf 22) gibi pek çok vahşi ve ehlî hayvanın ismi çeşitli vesîlelerle Kur’ânı Kerîm’de zikredilmektedir. Ayrıca Sûre-i Bakara, Sûre-i Nahl, Sûre-i Ankebût, Sûre-i Neml gibi bâzı sûreler de isimlerini metinde zikri geçen bu hayvanlardan alır.

Kur’ân-ı Kerîm, beşer hayatında büyük rol oynayan deve, at, katır gibi bir kısım hayvanlara daha dikkat çekici ifâdelerle yer vererek ehemmiyetlerine parmak basmaktadır: “Hem kendilerine binesiniz, hem de zînet olsun diye atları, katırları, merkebleri yarattı”(Nahl 8.); (O kâfirler ibret gözüyle) bakmazlar mı deveye, nasıl yaratılmış?” (Gâşiye 17); “Andolsun soluyarak koşanlara(gâzilerin atlarına),o tırnaklarıyla ateş çıkaranlara..” (Âdiyât 1-2) vs.

Read the rest of this entry »

Hayvan Sevgisi

Posted by arif On Temmuz - 11 - 2010 Posted under - Hayvan Sevgisi

Geçmişte Hayvaları seven ve onlara sevgi besleyen bir toplum olduğumuzdan mahlukata sevgi ile bakar,bir bakıma daha duyarlı olurduk.

Kimimiz kuşlara, balıklara,kimimiz atlara pek düşkündük. Evlerde kafeste beslenen ötücü kuşların yanında, içlerinde rengârenk balıkların süzüldüğü akvaryumlar da çoğunlukta idi Zaman her şeyi değiştiriyor.  Şimdilerde geçim sıkıntısı ve telaşı içinde hayvanlara olan ilgi de azalma noktasına geldi.

Hayvanı sevmek, aslında doğayı sevmek demektir. Doğa sevgisi de sırası ile nebatı ve hayvanı sevmek ile başlar. Tasavvuf bilimine kendi damgasını vurarak belirleyici rol oynayanlardan biri olan miskin Yunus, derviş Yunus, insanı şaşırtan yaklaşımını şöyle dile getirmiştir: “Yaratılmışı  severiz Yaratan’dan ötürü. “ Bu ifade  hayvan sevgisini de ortaya koyan anlamlı bir hatırlatmadır.

Hayvanlara yaklaşım konusunu yakından takip eden Darwin’e göre, hangi hayvanların duygusal yaşamları olduğu, hangilerinin olmadığı bugün bile tam olarak tesbit edilememiş.Bu konuda pek yol alamayışımız, belki araştırmacıların “bilimsel olmamakla” suçlanma korkusundan kaynaklanmış olabilir. Gelgelelim, durum artık eskisi gibi değil.

Read the rest of this entry »

Dondurulmuş Boğa Sperması Nasıl Çözdürülür?

Posted by ceger On Eylül - 20 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Dondurulmuş boğa spermaları +38 derecede 20 30 saniye civarı bekletilerek ve payet suyun içerisinde yavaşça hareket ettirilerek su banyosunda çözdürülmesi sağlanmaktadır. Dondurulmuş boğa spermasında çözdürme süresiyle, suyun sıcaklığı arasında ters orantı hakimdir. Yani; suyun sıcaklığı arttıkça spermanın çözdürme süresi kısalmaktadır.
Read the rest of this entry »

Köpeklere Gelen Keneler

Posted by ceger On Eylül - 19 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Keneler daha çok memeli hayvanlarda sıklıkla görülmektedir. Daha sıradan olarak görülen parazit canlılardır. Dünyanın farklı bölge ve yerlerinde çeşitli türleri yaşamaktadır. Yılın belirli zamanlarında enfestasyonları ciddi oranda artış göstermektedirler. Kenenin üç adet yaşam formu vardır; larva, nimf, erişkin dönem. Bu üç yaşam da hem hayvan hem de insan için belirli riskler taşımaktadır.

Ülkemizin de içinde olduğu subtropik bölgelerde ölümcül hastalıklara nadiren rastlanmış olsa da, Kırım Kongo Kanamalı Humması da görülmektedir.
Read the rest of this entry »

Köpeğim neden kaşınıyor?

Posted by ceger On Eylül - 18 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Bir köpeğin kaşınması genel anlamda çok sebebe bağlıdır. Sıklıkla bir çok etmenin toplanması ile oluşan deri hastalıkları, deride irritasyonlara ve kaşınmalara meydan oluştururlar. Kaşınma, dokunun hassasiyetini arttırır ve böylece hayvan da daha da çok kaşınma gözlemlenir. Kaşınmanın esas sebebi ortadan kaldırılmadığı sürece bu kısır döngü devam eder ve içinden çıkılmaz bir hal alır ve bu süreç içerisinde hayvan için çok kötü bir durum oluşur.
Read the rest of this entry »

Avrupa’nın en sevimlisi fok

Posted by ceger On Eylül - 16 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Dünya Yaban Hayatını Koruma Fonu’nun (WWF) düzenlediği dünyanın en sevimli hayvanları yarışmasının Avrupa oylamasında, Akdeniz foku birinci
oldu. Akdeniz foku, Avrupa kıtası için yapılan oylamada, oyların yüzde 47’sini topladı. Akdeniz fokunu yüzde 43 ile vaşak, yüzde 9′luk oy oranıyla denizatı izledi. Akdeniz fokları Türkiye’de, Gökçeada, Bozcaada, Baba Burnu, Foça, Karaburun, Mordoğan, Çeşme, Alaçatı, Kuşadası, Bodrum, Gökova, Datça, Bozburun, Göcek ve Fethiye’de yaşıyor.
Read the rest of this entry »

Kaplan dostu Dalai Lama

Posted by ceger On Ağustos - 10 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama, yok olmaya yüz tutan Hindistan kaplanları için umut oldu. Tibetlilerin geleneksel alışkanlıkları arasında yer alan vahşi hayvan postları giymek, son yıllarda canlanarak kaplan popülasyonunu tehdit eder hale gelmişti.

Ancak Tibet’in sürgün lideri Dalai Lama, ocak ayında bir dini törende Tibetlilerin vahşi hayvan kürkü giymesinden utandığını söylemiş, “Asla kürk satın almayın, satmayın, kullanmayın” demişti. Bunun üzerine binlerce Tibetli vahşi hayvan postlarını yaktı.
Read the rest of this entry »

Evcil Hayvanların Fiyatları

Posted by ceger On Ağustos - 9 - 2009 Posted under - Hayvan Sevgisi

Türkiye’nin tek ‘evcil hayvan dergisi’ Pako, yayın hayatına yakşalık 3 sene önce başlamıştı. Ünlü hayvan sahipleriyle söyleşilerden ‘pet mutfağı’na kadar renkli konuların işlendiği Pako’da ihtiyaç duyulabilecek adres ve telefon numaralarının sıralandığı bir bölüm de bulunuyor. Dergi ilk sayısında Türkiye’nin en pahalı ve talep gören köpeklerini belirledi. Listede soyağacı çok eskilere dayanan, her biri ‘mükemmel aile köpeği’ niteliklerine sahip beş ırk var. İşte özellikleri:
İngiliz Bulldog’u: 1200 avro. Evlerde rahat beslenebilen, bol bol uyuyan, kendi halinde, sorunsuz bir köpek. Kısa tüylü ve basık burunlu. Basık burun bütün ırklarda nefes alma problemi yaratır. Bu nedenle sıcak havada zorluk çeker.
Read the rest of this entry »