ULUSLARARASI VETERİNER ÖĞRENCİLERİ BİRLİĞİ

International Veterinary Students Association

HAYVANLARLA İLGİLİ GERÇEKLER…

Posted by alican On Ekim - 15 - 2010 Posted under - Güncel Haberler, Havyanlar Alemi, İlginç Olaylar
Yeryüzündeki canlılar hakkında yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan bazı gerçekler, duyanları şaşkına çeviriyor.
İşte, şaşkınlığa neden olan gerçekler:
- Dünyanın en büyük timsahı 6 metre boyunda, ağırlığı ise 1 tondan fazla.
- Develerin 3 tane kaşı vardır.
- Istakozların kanı mavidir.
- Bir sineğin hızı saatte 8 km’dir.
- Sıçan, deveden daha uzun bir süre susuz kalabilir.
- Erkek güve, dişi güvenin kokusunu 14 km’den alabilir.
- Bazı böcekler kafaları kopmasına rağmen 1 sene yaşayabilir.
- Zürafa kulaklarını diliyle temizler.
- Çikolata köpekleri öldürebilir. Gerçek çikolata köpeklerin kalbini ve sinir sitemini olumsuz şekilde etkiler.
- Yarasalar bir mağaradan dışarı çıkarken hep sola döner.
- Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
- İngiltere’deki bütün kuğular, kraliyet ailesine aittir.
- Kutup ayıları solaktır.
- Baykuş mavi rengini görebilen tek kuştur.
- Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.
- Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinlilerdir.
- Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
- Bir karıncanın koku alma yeteneği, en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
- Hamam böcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde, hiçbir değişime uğramamışlardır.
- Kediler ültrason seslerini duyarlar.
- Zürafa 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptir.
- Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunur.
- Dünyanın en büyük hayvanı mavi balinadır. Aynı zamanda hayvanlar aleminin en hızlı büyüyen hayvanıdır. Kilosu 22 ayda 26 tona kadar ulaşır.
- Dünyanın en hızlı hayvanı Leopar’dır. Hızı saate 100 km.’ye ulaşır.
- Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıçtır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.
- İyi bakılan ve erken yaşlarda kısırlaştırılmış bir tavşan 8 ila 12 sene yaşar.
- Kediler 100 değişik ses, köpekler ise 10 ses çıkartabilir.
- Son 4 bin sene içerisinde herhangi yeni hayvan evcilleştirilmemiştir.
- Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
- Atlar bir aya kadar ayakta kalabilirler.
- Kedilerin her bir kulağında 32 adale vardır.
- Bir inek hayatı boyunca yaklaşık 200 bin bardak süt üretir.
- Karıncalar uyumaz.
- Her sene Amerika’daki hayvan bakım yerleri 30 bin kedi ve köpeği uyutma mecburiyetinde kalmaktadır.
- Hastalanmayan tek hayvan köpekbalığıdır.
- 2 bin 600 değişik cins kurbağa vardır.
- Yılanlar duyamaz.
- Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
- Filler zıplamayan tek memelidir.
- Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
- Atların, insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
- Fareler kusamaz.
- Yunuslar gözleri açık uyur.
- Kangurular geri geri yürüyemez.
- Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
- Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.
- Sineklerin 5 gözü vardır.
- Sığırların dört tane midesi vardır.
- Zürafalar yüzemez.
- Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.
- Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir, çünkü insan ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.
- Tüm dünyadaki kedi ve köpekler yılda 11 milyar dolarlık mama tüketmektedir.
- İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.
- Kedi ve köpekler insanlar gibi ya sağ ellerini çok kullanırlar ya da sol.
- Kirpiler suda batmaz.
- Bir ıstakoz, ancak yedi senede, yarım kilo alabilir.
- Salyangozların 25 bin civarında dişi vardır.
- Mavi yunusların kalbi dakikada sadece dokuz kere çarpar.
- Köpekbalıklarının kansere karşı bağışıklığı vardır.
- Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır.
- Büyükçe bir yunus günde 2 ton yiyecek tüketir.
- Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar.
- Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
- Amerika’da 58 milyondan fazla köpek vardır.
- Zürafaların ses telleri yoktur.

Yavru kediye hayat masajı

Posted by alican On Ekim - 12 - 2010 Posted under - Güncel Haberler, Havyanlar Alemi, Hayvan Hakları, Kediler
Ölmek üzere olan yavru kedi, götürüldüğü hayvan barınağında veteriner hekimin kalp masajıyla hayata döndü.
ADANA (İHA) – Adana’da bir kişinin köpek kulübesi yanında bulup öldüğünü sanarak sulama kanalına atmak istediği yavru kedinin sağ olduğu anlaşılınca Yüreğir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri seferber oldu. Ölmek üzere olan yavru kedi, götürüldüğü hayvan barınağında veteriner hekimin kalp masajıyla hayata döndü.
Merkez Yüreğir ilçesinde meydana gelen olayda, Bilgin Aslan (28), köpeğinin kulübesinin yanında ölü olduğunu sandığı yavru kediyi fark edince alıp çöp kutusuna atmak istedi fakat daha sonra, çöp kutusunda kokacağını düşündüğü yavru kediyi DSİ’ye ait sulama kanalına atmak için götürdü. Aslan, sulama kanalına atacağı sırada miyavlayarak ses çıkaran yavru kediyi yeniden evine götürerek Yüreğir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nü arayıp yardım istedi. Bir veteriner hekim, bir şoför, bir de yardımcıdan oluşan 3 kişilik ekip olay yerine geldi. Veteriner hekim Melikşah Duyuler, kediye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kedinin kalp atışlarının hala olduğunu belirten Duyuler, “Kedi uzun süredir şok halinde kalmış. Bunu hemen barınağa yetiştirip ilk müdahaleyi yapmamız gerekiyor” dedi.
Yaralı kediyi kurtarmak için seferber olan ekip, aracın dörtlülerini yakıp kornaya basarak hızla hayvan barınağına doğru yol aldı. Kısa sürede barınağa gelen ekipteki görevliler, koşarak ellerindeki kediyi barınağın acil servis bölümüne götürdü.
Burada veteriner hekim Melikşah Duyuler, kalp masajı yaparak kediyi hayata döndürmeye çalıştı. Daha önce ölü gibi görünün ve hiç nefes almayan kedi, kalp masajından sonra ağzını açarak nefes almaya başladı. Günlerdir sokakta kaldığı için vücut ısısı düşen yavru kediye iğne yapıldıktan sonra serum verildi.
Sokakta uzun süre kaldığı sırada vücuduna sinekler tarafından bırakılan larvaları tek tek temizleyen Duyuler, kediyi kalp masajı yaparak tekrar hayata döndürdüklerini söyledi. Duyuler, “Kedi uzun süre dışarıda kaldığı için ısısı çok düşmüş. Üstelik büyük bir de şok yaşamış. Şu an tamamen şokta. Biz elimizden geleni yaptık. Umarım tekrar hayata döner. Bizim için hayvanlar çok önemli. Özellikle yavru kedinin hayata dönmesi bizi çok sevindirir” dedi.
Duyuler, duyarlı bir vatandaş sayesinde kedinin ölmekten kurtulduğunu, tüm vatandaşların aynı duyarlılığa sahip olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yavru kedinin hayvan barınağındaki tedavisinin devam ettiği belirtildi.

DİNİMİZDE HAYVANLARA BAKIŞ AÇISI

Posted by ceger On Temmuz - 11 - 2010 Posted under - Güncel Haberler, Hayvan Sevgisi

Dinimizde Hayvanlara Verilen Ehemmiyet:

Dünyadaki beşerî hayatın kıvam üzere devamı, hayvanlara sıkı sıkıya bağlıdır. Gıda, libas, nakil gibi en zarûrî ihtiyaçlarımızın giderilmesinden, tezyinat ve süslenmeye varıncaya kadar tâlî ihtiyaçlarımızın bile karşılanmasında hayvana muhtacız. Hatta küçük yavrularımızın terbiyesinde hayvanların ve hayvanları temsil eden oyuncakların yeri de düşünülmeli deriz. Şu halde farklı boyutlarıyla meseleye eğilince hayvansız ne beşerî hayatın, ne de medeni hayatın düşünülemeyeceğini anlarız. Yâni onlar, hayatımızın bir parçası olmakta ve dünyayı onlarla ortaklaşa yaşamak, paylaşmak zorunda kalmaktayız.

Öyleyse insan için faydalı ve zararlı olan her şeye, fayda ve zararı nisbetinde yer veren, medar-ı bahs eden dînimiz, hayvanlar için neler getirmiştir?

Hayvanların Korunması:

Çevre sağlığına giren en mühim meselelerden biri de çevredeki tabiî dengedir. Bu dengenin ana unsurlarından biri de hayvandır. Sağlıklı bir çevre için, onun ağaçlandırılıp temiz tutulması ve sularının korunması yeterli değildir. Behemehal hayvanlar yönüyle de ele alınması, gerek ehlî ve gerekse vahşî her çeşit hayvan ve -en azından bir kısım böceklerinin- korunması gerekmektedir. Dinimiz, hem Kur’ân’ın ve hem de Peygamberimizin (aleyhissalâtü vesselâm) diliyle bu mevzuda da irşad ve ikazları çokça yapmıştır. Bunlardan bir kısmını burada sunmaya çalışacağız. Hayvan mevzûu, ziyade ehemmiyetine rağmen iyi bilinmediği için, sözü uzun tutarak bir kısım teferruata yer vermemizin hoş karşılanacağını ümîd ederiz.

1- Kur’ân’da Hayvana Verilen Yer:

Kur’ân-ı Kerîm, hayvanların da insanlar gibi birer ümmet olduklarını, Kitap’ta onları da ihmal etmediğini bildirir: “Yerde yürüyen hayvan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan hepsi, ancak sizin gibi ümmetlerdir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra ancak Rabbine toplanıp getirilirler” (En’âm 38).

Âyette, Kitap’ta ihmal edilmedikleri bildirilen hayvanlardan sinek (Hacc 73), sivrisinek (Bakara 22), örümcek (Ankebût 41), karınca (Neml 18), arı (Nahl 68), kurt (Yûsuf 13, 14, 17), eşek (Cum’a 5, Bakara 259, Nahl 8.), katır (Nahl 8.), at (Âl-i İmrân 14, Enfâl 60, Nahl 8.), öküz ve inek (Bakara 67-71, En’âm 144, 146, Yûsuf 43, 46), deve (En’âm 144, Gâşiye 17), koyun (En’âm 146, Enbiyâ 78, Tâhâ 18), yılan (Tâhâ 20, A’râf 107 vs.) domuz (Bakara 173, Mâide 60 vs.), maymun (Bakara 65, Mâide 60), köpek (A’râf 176, Kehf 22) gibi pek çok vahşi ve ehlî hayvanın ismi çeşitli vesîlelerle Kur’ânı Kerîm’de zikredilmektedir. Ayrıca Sûre-i Bakara, Sûre-i Nahl, Sûre-i Ankebût, Sûre-i Neml gibi bâzı sûreler de isimlerini metinde zikri geçen bu hayvanlardan alır.

Kur’ân-ı Kerîm, beşer hayatında büyük rol oynayan deve, at, katır gibi bir kısım hayvanlara daha dikkat çekici ifâdelerle yer vererek ehemmiyetlerine parmak basmaktadır: “Hem kendilerine binesiniz, hem de zînet olsun diye atları, katırları, merkebleri yarattı”(Nahl 8.); (O kâfirler ibret gözüyle) bakmazlar mı deveye, nasıl yaratılmış?” (Gâşiye 17); “Andolsun soluyarak koşanlara(gâzilerin atlarına),o tırnaklarıyla ateş çıkaranlara..” (Âdiyât 1-2) vs.

Read the rest of this entry »